SARDUNYA

BENİ BİR SARDUNYA BÜYÜTTÜ BELKİ DE

Hazırlık Mart 28, 2008

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 1:00 am
Gözlerini açtı. Toprak girdi kirpiklerinden içeri. İki üç kırpıştırmayla siliverdi gözlerinden tozu toprağı. Parmaklarını oynattı.
Elleriyle kazdı yukarı doğru tünelini.
İçeri ışık sızınca deliği genişletti. Ne kadar ışık sızıyorsa içeri, vücudu mıknatıs gibi çekti üstüne. Işıktan bir elbise giydi. Ağır ağır çıktı yeryüzüne. Yavaş yavaş doğruldu.
Başını çevirdi. Güneşi gördü.
Üstünü başını silkeledi. Hazırdı yeniden yaşamaya. Bir daha… bir daha… bir daha….
 

İniş çıkış Mart 28, 2008

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 12:58 am


Ben bazen baktıkça bu fotoğrafa, içine düşecek gibi oluyorum. Geri adım atıyorum.

Sonra da tutunduğum yerleri beğenmeyip ellerimi iki yana açıp kendimi çiçeklerin içine bırakıyorum.

Foto: Sardunyanın balkonundan

 

Hey gidi Benjamin Barker desem hatırlar mıyım ilerde bu filmin güzelliğini… Mart 26, 2008

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 5:10 pm

Çalış çabala… yetmiyor

Mutfakta ne zaman kitabını alıp gelse biri öbürü de yetişiyor. Hadi Aktrisi anladım da Kaplumbağamız ne çalışıyor onu çözemedik. Abla sesli test çözerken o da duyduklarını tekrar ediyor. Minnacık dudaklardan kesir, küme gibi kelimelerin çıkması bile bana sevdiremedi matematiği. Azimliyim. Sevmeyeceğim.

Aktrisin bugün iki azı dişi çekildi. Ben sarsıldım. Çürüme endeksi sülalecek mi yüksek olur bir insanın yahu… Yapabileceğim hiçbirşey yok. Eli hafif bir dişhekimi bulmaktan başka.

Hayatımda yine bir dönemeçteyim. İyi oldu bu dönemecin karşıma çıkması. Ülkeyi seyrederken başım dönüyordu. Hafif hızımı düşürüp girdim bu dönemece. İyi geldi. Varsa Secret dedikleri şey çıksın ortaya. Hodri meydan:)

Bir ülke baharla beraber kış uykusundan uyanırken bu kadar mı zıvanadan çıkar… Nerden tutsam elimde kalan bir ülke. Demokrasi? Dağa kaçtı? Dağ nerde? Yandı bitti kül oldu. Umudum mu? Düşünmüyorum bile umudum var mı yok mu? Umarsızlıktan değil ama.

 

Neyse Mart 23, 2008

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 6:43 pm

İçim dışım böyle dizi dizi oda. Her odada başka bir hava. Her havada başka bir nefes var.

Güzelleşiyorum bu aralar. Güzelleştikçe de mesela haftanın en olmadık zamanı pazar günü, pazar günlerinin en tuhaf saatlerinden akşamüstü, evde herkes şekerleme yapıp akşama hazırlanırken, daha gülleri budarken tırnaklarıma kaçan topraklar da çıkmamışken mesela… mesela Maşuk’un benimle paylaştığı o güzel şarkıları dinlerken ve bir taraftan da gerçekten hiçkimsenin o şarkıları ve şarkıları yazanı keşfetmemesini isterken…kaşım gözüm açılıyor, nefesim ciğerlerimde daha derinlere gidebiliyor artık. Mutluyum. Odalarca. Bir de.. Neyse.

 

Önemli Mart 21, 2008

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 9:59 am

Üstüne tıklayınca daha net okunuyor. Okumadan geçmemeli. Bence.
 

Her bahar Mart 20, 2008

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 10:00 am

Balkondan

 

arapsaçı Mart 20, 2008

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 9:30 am
Ben şöyle kızarsam böyle etki yaratır, şöyle kolumu kaldırırsam gelecekte karakterinin şu şubesinde şöyle iz kalır türü yazıları, öğretileri okumasaydım, içimden geldiği gibi kızabilseydim mesela Aktrise, eminim daha sağlıklı izler bırakırdım bu yeni yetme genç insanda:) Kafam karışıyor.
Proje anneler diye bir yazı vardı geçenlerde gazetede. O hesap işte.
Psikolojik öğreti donanımlı anaların yarattığı durdukyere ve yoktan yere travmatik bir nesil mi yetişiyor çok merak ediyorum. Üstelik bu yeni nesil anneleri yaratan eski nesil anneler de nasıl yaradana sığınıp girişmişler bize. İz kaldı da ben mi farkedemiyorum:) Ya da bilinçli olacağım diye daha karmaşık ruhlu bir çocuk mu yetiştiriyorum bilemedim:)
Ne yazdığımı da anladıysam arap olayım. Hazır içim arapsaçıyken.
 

vurgun ve sürgün Mart 19, 2008

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 11:12 am
En büyük vurgunumu senden yedim
Sürgün olarak çocuklarımı verdim
*Geveze Kalem’e ithafımdır
 

Temizlik Mart 19, 2008

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 10:53 am

Temizliğe başladım. İçimde. İncitmemek için nazikçe söktüm ruhumun saçaklarına tutunanları. Yara bere almadan kaldırdım koydum kutulara. Kutuları da kapının önüne koymadan üstlerine “dikkatli taşıyın” yazdım.

İçim şimdi püfür püfür:) Rüzgar çanlarımı astım tekrar. İyi ki bahar geldi de güneş açtı da gözüm ışık gördü. Körlüğüm geçti. Sağırlığım gitti. Dilsizlik kendi tercihim çoğu zaman:)

 

Bugün Mart 13, 2008

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 12:38 am

Baktım olacak gibi değil, iki bisküvi, bir kitap, biraz ıslak mendil, kupada tarhana çorbasıyla attık bahçeye kendimizi. Kendimize geldik. En çok da bankların kırmızı oluşunu seviyorum bahçede. Bir de kirli olmasını ortalığın. Rahatlıyorum.