SARDUNYA

BENİ BİR SARDUNYA BÜYÜTTÜ BELKİ DE

ne halim varsa gördüm Eylül 28, 2006

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 11:38 pm


Yılın neden sadece bir ayında olur ki bu kadar leziz bir tatlı? Sanırım bu sene eve istifleyeceğim güllaç paketlerini. Ceviz yerine bademli yaptım. Hoşuma gitti.

*Maşuk’un deyimiyle kafam naneli sakız çiğniyormuş gibi hissettiren bir şampuan keşfettim. Ciğerlerime kadar mentol işliyor sanki saç derimden. Ben hiç hoşlanmam mentollü tadlardan (Kulakları çınlasın Emelimin). Diş macunum bile tarçınlı. Ama bu şampuan dışarıdan bana bir “uyuz” görüntüsü veren önlenemez kaşıntıyı kesebilen tek şampuan şimdilik.

*Maşuk’un ev kampı devam ediyor. Biz de buna bayağı alıştık. Kaplumbağa da gayet memnun bu durumdan. Bilgisayarlı odaya istediği zaman kaçabiliyor böylece. Ve evet, Kaplumbağa son gaz sıralıyor:) Şimdilik vukuatlarımız: sebzelikteki soğanları kabukları ne kadar ufalanır ve ne kadar geniş bir yüzeye yayılır adlı deney, televizyon iki dakika sonra otomatik kapanmaya anneye belli edilmeden nasıl ayarlanır adlı bilimsel makale, akvaryuma vantuz gibi yapışayım da su kaplumbağaları gerçek kaplumbağa görsün adlı yazı dizisi, aman da bu çekmecelerdeki kıyafetler ne düzgün, gelemem ben düzene, nizama, dağıtırım anında adlı atelye çalışması. Ablamın odasına en kısa yoldan nasıl sızılır adlı deneysel çalışmanın fizibilitesi devam etmektedir.

* Yıllar önce okuduğum kitapları yeniden dizdim önüme. Ya insan gerçekten yıllar geçtikçe inanılmaz değişiyor ya da ben kişilik bölünmesinden muzdaribim. Bulantı’dayım şimdi. Yıllar önce neler anlamışım, nerelerin altlarını çizmişim, şimdi nerelerinde kayboluyorum. Sırf bunun için apayrı bir blog bile açılır, özenle yazılır, çizilir.

* Aktrisim ile ilgili bu günlere not düşmek gerekirse: Aktris düştü, dizleri parçalamış. Akşam eve geldiğinde yürüyemiyordu. Ödev saati gelince yazamadı. Yatma saati gelince yatağına çıkamadı. TV’de beğendiği birşey başladı, hoop zıpladı, güle oynaya seyretti. Ertesi gün de beden eğitimi olduğu içni güle oynaya okula gitti. Veli olarak 1-0 mağlubum. Fakat o kadar keyifli ki Aktrisle ödev yapmak. Söylemeden geçemeyeceğim. En son bana şunu sordu: Anneeeeeee, demokrasinin kuralı nedir? Anneeeeeeee, söyle hadi yazacağımmm, Annneeeeee! (yan odadan sesleniyor) (son ses, o kadar ki beni duymuyor bile)Cevabım: Başka sesleri susturmak için kendi sesini yükseltmeden fikrini, ihtiyacını dile getirmektir. Yaz aynen böyle. Sonra gel anlatayım. Bu arada odasına girince kapıyı kapatma, müziği açma ve sürekli dans etmeler başladı. Pek eğleniyorum:)

*Lost lost diye nicesine sarıldımmmm:))) Hala hastasıyım.

* Şimdi böyle gün içerisinde, ya da günün en alakasız zamanlarında, aklıma öyle şeyler geliyor ki, unutmayım da yazayım diyorum bloga. Tarihe not edeyim de ileride bakıp güleyim, eğleneyim. Sonra ara ki bulasın…

*Unutmadan, Yasemin öyle bir cümle yazmış ki blogunda… çamaşır asarken, yemek yaparken, müzik dinlerken, çocuklarla gözgöze gelince, kendimi deşerken ve hatta kitap okurken sabit bir alt yazı şeklinde aklımda. Anahtar. Posted by Picasa

 

ne halim varsa gördüm Eylül 28, 2006

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 8:38 pm


Yılın neden sadece bir ayında olur ki bu kadar leziz bir tatlı? Sanırım bu sene eve istifleyeceğim güllaç paketlerini. Ceviz yerine bademli yaptım. Hoşuma gitti.

*Maşuk’un deyimiyle kafam naneli sakız çiğniyormuş gibi hissettiren bir şampuan keşfettim. Ciğerlerime kadar mentol işliyor sanki saç derimden. Ben hiç hoşlanmam mentollü tadlardan (Kulakları çınlasın Emelimin). Diş macunum bile tarçınlı. Ama bu şampuan dışarıdan bana bir “uyuz” görüntüsü veren önlenemez kaşıntıyı kesebilen tek şampuan şimdilik.

*Maşuk’un ev kampı devam ediyor. Biz de buna bayağı alıştık. Kaplumbağa da gayet memnun bu durumdan. Bilgisayarlı odaya istediği zaman kaçabiliyor böylece. Ve evet, Kaplumbağa son gaz sıralıyor:) Şimdilik vukuatlarımız: sebzelikteki soğanları kabukları ne kadar ufalanır ve ne kadar geniş bir yüzeye yayılır adlı deney, televizyon iki dakika sonra otomatik kapanmaya anneye belli edilmeden nasıl ayarlanır adlı bilimsel makale, akvaryuma vantuz gibi yapışayım da su kaplumbağaları gerçek kaplumbağa görsün adlı yazı dizisi, aman da bu çekmecelerdeki kıyafetler ne düzgün, gelemem ben düzene, nizama, dağıtırım anında adlı atelye çalışması. Ablamın odasına en kısa yoldan nasıl sızılır adlı deneysel çalışmanın fizibilitesi devam etmektedir.

* Yıllar önce okuduğum kitapları yeniden dizdim önüme. Ya insan gerçekten yıllar geçtikçe inanılmaz değişiyor ya da ben kişilik bölünmesinden muzdaribim. Bulantı’dayım şimdi. Yıllar önce neler anlamışım, nerelerin altlarını çizmişim, şimdi nerelerinde kayboluyorum. Sırf bunun için apayrı bir blog bile açılır, özenle yazılır, çizilir.

* Aktrisim ile ilgili bu günlere not düşmek gerekirse: Aktris düştü, dizleri parçalamış. Akşam eve geldiğinde yürüyemiyordu. Ödev saati gelince yazamadı. Yatma saati gelince yatağına çıkamadı. TV’de beğendiği birşey başladı, hoop zıpladı, güle oynaya seyretti. Ertesi gün de beden eğitimi olduğu içni güle oynaya okula gitti. Veli olarak 1-0 mağlubum. Fakat o kadar keyifli ki Aktrisle ödev yapmak. Söylemeden geçemeyeceğim. En son bana şunu sordu: Anneeeeeee, demokrasinin kuralı nedir? Anneeeeeeee, söyle hadi yazacağımmm, Annneeeeee! (yan odadan sesleniyor) (son ses, o kadar ki beni duymuyor bile)Cevabım: Başka sesleri susturmak için kendi sesini yükseltmeden fikrini, ihtiyacını dile getirmektir. Yaz aynen böyle. Sonra gel anlatayım. Bu arada odasına girince kapıyı kapatma, müziği açma ve sürekli dans etmeler başladı. Pek eğleniyorum:)

*Lost lost diye nicesine sarıldımmmm:))) Hala hastasıyım.

* Şimdi böyle gün içerisinde, ya da günün en alakasız zamanlarında, aklıma öyle şeyler geliyor ki, unutmayım da yazayım diyorum bloga. Tarihe not edeyim de ileride bakıp güleyim, eğleneyim. Sonra ara ki bulasın…

*Unutmadan, Yasemin öyle bir cümle yazmış ki blogunda… çamaşır asarken, yemek yaparken, müzik dinlerken, çocuklarla gözgöze gelince, kendimi deşerken ve hatta kitap okurken sabit bir alt yazı şeklinde aklımda. Anahtar. Posted by Picasa

 

delilerden sen anlarsın konuş onlarla Eylül 26, 2006

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 9:04 pm


Foto:Aktris/Haziran 06/Sardunya

Bugün dışarı çıktım tek başıma bir iş için
On dakika şehrin göbeğinde dikildim piyango biletçisinin yanında
Aklımda kalan iki şey var
Ne kadar çok çalıyor cep telefonları
Ne kadar artmış kendi kendine konuşan insanlar Posted by Picasa

 

delilerden sen anlarsın konuş onlarla Eylül 26, 2006

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 6:04 pm


Foto:Aktris/Haziran 06/Sardunya

Bugün dışarı çıktım tek başıma bir iş için
On dakika şehrin göbeğinde dikildim piyango biletçisinin yanında
Aklımda kalan iki şey var
Ne kadar çok çalıyor cep telefonları
Ne kadar artmış kendi kendine konuşan insanlar Posted by Picasa

 

rastgele Eylül 23, 2006

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 4:40 pm

*Okul savaşları tam gaz devam ediyor. “Yatsana artık kızım geç oldu” “Kalksana artık kızım geç kaldık” “Ödevler bitti mi hanımcan?” “Sen öyle saçlarını savura savura gidince birşey demiyor mu öğretmenler?” “E kızım niye eteğin altına sürekli şort giyilir anlamıyorum ki?” “Kızımmmm, hırkan nerde? düşün bakalım en son nerede çıkarttın?” “Hayır kızım bu saatte ne filmi ne dizisi, biz izlemiyoruz dizi sana ne oluyor alla alla” bıdıbıdıbıdıbıdı
Bu arada veli toplantısına gidip çocukların her gün hoplaya zıplaya çıktıkları merdivenlerde ayağını kim burkar da yatar iki sensen? beeeennn…
* Kaplumbağa dişleriyle koltuğa tutunup ayağa kalkıyor. Baybay yerine gel gel yapıyor ama olsun. Bir de burun çekip öksürme taklitlerimiz var ki kışa hazırız demektir. Bu arada komando tarzı sürünmeyi bırakıp reklamlardaki bebekler gibi göbeği yere değdirmeden emekleyebiliyor.
* Maşuk evde kamp kurdu. Çeviriler başka türlü bitmeyecek gibi. Yarım saat mola verdi de yazabildim zaten bunları.
* Ben ise ayağıma masaj yapıyorum, Kaplumbağa’yı yürütüyorum. Günde 1500 kez at topu diyorum. Son gaz dostoyevskilere devam ediyorum. Aktrisin yeni okul kitaplarını okuyorum. Doğadaki ışık azaldıkça nasıl alternatif fotoğraflar çekebilirim oturduğum yerden buna kafa patlatıyorum. Apartmanımızdaki her biri ayrı bir film kahramanı kadınları yakından tanımaya çalışıyorum. Alzeimerlı annesine bakarak hayatını feda eden üst komşumu gördükçe alnından öpmek istiyorum, apartmanın yeni gelin’inin heyecanını gördükçe de mutlu oluyorum. Limonlu çay günlerinin gelmesine seviniyorum. Keyifliyim yani yine:)

 

rastgele Eylül 23, 2006

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 1:40 pm

*Okul savaşları tam gaz devam ediyor. “Yatsana artık kızım geç oldu” “Kalksana artık kızım geç kaldık” “Ödevler bitti mi hanımcan?” “Sen öyle saçlarını savura savura gidince birşey demiyor mu öğretmenler?” “E kızım niye eteğin altına sürekli şort giyilir anlamıyorum ki?” “Kızımmmm, hırkan nerde? düşün bakalım en son nerede çıkarttın?” “Hayır kızım bu saatte ne filmi ne dizisi, biz izlemiyoruz dizi sana ne oluyor alla alla” bıdıbıdıbıdıbıdı
Bu arada veli toplantısına gidip çocukların her gün hoplaya zıplaya çıktıkları merdivenlerde ayağını kim burkar da yatar iki sensen? beeeennn…
* Kaplumbağa dişleriyle koltuğa tutunup ayağa kalkıyor. Baybay yerine gel gel yapıyor ama olsun. Bir de burun çekip öksürme taklitlerimiz var ki kışa hazırız demektir. Bu arada komando tarzı sürünmeyi bırakıp reklamlardaki bebekler gibi göbeği yere değdirmeden emekleyebiliyor.
* Maşuk evde kamp kurdu. Çeviriler başka türlü bitmeyecek gibi. Yarım saat mola verdi de yazabildim zaten bunları.
* Ben ise ayağıma masaj yapıyorum, Kaplumbağa’yı yürütüyorum. Günde 1500 kez at topu diyorum. Son gaz dostoyevskilere devam ediyorum. Aktrisin yeni okul kitaplarını okuyorum. Doğadaki ışık azaldıkça nasıl alternatif fotoğraflar çekebilirim oturduğum yerden buna kafa patlatıyorum. Apartmanımızdaki her biri ayrı bir film kahramanı kadınları yakından tanımaya çalışıyorum. Alzeimerlı annesine bakarak hayatını feda eden üst komşumu gördükçe alnından öpmek istiyorum, apartmanın yeni gelin’inin heyecanını gördükçe de mutlu oluyorum. Limonlu çay günlerinin gelmesine seviniyorum. Keyifliyim yani yine:)

 

yazdan kalan Eylül 21, 2006

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 7:45 pm

 Posted by Picasa

 

yazdan kalan Eylül 21, 2006

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 4:45 pm

 Posted by Picasa

 

görüşmek üzere Eylül 17, 2006

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 2:36 pm

domatesin tadı, fesleğenin kokusu, balkonda çay sefası, sokakta oynayan çocukların sesi, balkonda sallanan çamaşırlar, tatil telaşları, haftasonu çayır çimen arayışları, uzun yolculuklar, haftasonları mahallenin üniforması olan mangal kokularıyla “ankaralı” düğün sesleri…
işte bir daha kış uykusuna yatıyor hepsi
yine film seti gibi olacak her yer
turuncunun, kahverenginin bu kadar çok tonu olduğuna ben yine şaşacağım
aktrisin okul telaşıyla anlamayacağım nasıl geldi yılbaşı diye
aaaa kaplumbağa sıralıyor dedim bugün
kimbilir gelecek yaza daha neler neler diyeceğim…
güzel geçti
sonbahara hazırım. Posted by Picasa

 

görüşmek üzere Eylül 17, 2006

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 11:36 am

domatesin tadı, fesleğenin kokusu, balkonda çay sefası, sokakta oynayan çocukların sesi, balkonda sallanan çamaşırlar, tatil telaşları, haftasonu çayır çimen arayışları, uzun yolculuklar, haftasonları mahallenin üniforması olan mangal kokularıyla “ankaralı” düğün sesleri…
işte bir daha kış uykusuna yatıyor hepsi
yine film seti gibi olacak her yer
turuncunun, kahverenginin bu kadar çok tonu olduğuna ben yine şaşacağım
aktrisin okul telaşıyla anlamayacağım nasıl geldi yılbaşı diye
aaaa kaplumbağa sıralıyor dedim bugün
kimbilir gelecek yaza daha neler neler diyeceğim…
güzel geçti
sonbahara hazırım. Posted by Picasa