Bugün bunu okumalı…
yahu ben de ne sallapati ne yöntemsiz anneymişim Mart 29, 2006
Burcu beni sobelemiş…işte cevaplarım
– Çocuklarınız mı adapte oldu size yoksa siz mi onlara?
Kızımda ben ona adapte oldum ilk 2 yıl çünkü ilk çocukta bir nevi panik hali yaşadım ama baktık bu böyle gitmez, yavaş yavaş yola getirdik o bize uyum sağladı (ya da biz öyle zannediyoruz çünkü hala beni parmağında oynattığını hissediyorum zaman zaman. e gerçi oynatsın tabi, o oynatmayacak da kim oynatacak:))))
Fakaaaat…
İki kere aynı hayatı yapmam diyerek ikincisini tamamen bir bukelamun ruhu taşıyacak şekilde büyütmeye çalışıyoruz zira aslında halen kızım kendini ortalara atıp bize hakim olmaya çalıştığından kaplumbağamız da mecburen ona ve bize adapte oldu… e zaten doğduktan sonra 2,3-3 ay daha anne karnındaymış gibi yaşadığından aslında bize adapte olması daha kolay oldu.
Mesela Aktris evin tek sultanı iken, uyku saati- yemek saati ve bilumum saatleri hep düzenli idi ama Kaplumbağa doğduğundan bu yana öyle bir düzeni yok, nereye atsak orda uyuyor, şimdiden gezmediği yer kalmadı, restorantta masa üstünde bile uyumuşluğu var ve de Aktrisin bebekliğinden çok daha huzurlu bir bebeklik geçirdi/geçiriyor.
Valla ikinci çocukla beraber ne yalan söyliyim biz hepimiz birbirimize adapte olduk:)))
-Uyku, yemek, uslu durma, v.b. konularda uyguladığınız yöntemler nelerdir?
Uyku:
Aktris için: “Kızım hadiii yatağa… sabah nasıl kalkacaksın… hadiiiii…. bırak kardeşini havaya atıp tutmayı… ödev mi? Eşşek sıpası bu saate kadar nerdeydi ödevler?” (Bir gecede ortalama 10-15 defa)
- Aktris bebekken uyutmak için her türlü yöntem denendi (ayakta sallama, battaniyede sallama, kucakta gezdirme) ama en son bebek arabasında ileri geri sürülerek uyutma yöntemi uygulandı aylarca, 3 aylıkken odası ayrıldı… 1 yaşından itibaren kendi kendine uyumasını öğrendi ama valla hatırlamıyorum nasıl öğrendiğini
Kaplumbağa: “Aaaaa bu yine uyumuş” “Anne gözünü seveyim sallayarak uyutma, sen gidince ben nasıl sallayacağım bunu, bırak uyusun kendi kendine”
E zaten prematürelere 24 saatin yemin ediyorum 23 saatini uyuyarak geçirdiklerinden ilk aylarda sorun olmadı… şimdi de saçını çekiştirip gözlerini ovuşturunca bir biberon mama ve hooop yatağa
Yemek: Sistemli bir geçiş yapmadık katı besinlere geçişte falan.. Aktris bebekken çok yiyip büyüdükçe medyanın pompalamasıyla mankenliğe merak sardı, hala göbeğim var diyip ortada geziyor… ve de sadece canı istediğinde düzgün yemek yiyordu son 6 aya kadar ama 6 aydır evrim geçirdi, kapıdan girerken yemeeeeek diye bağırıyor
Kaplumbağa daha yeni yemek yemeye başladı ben de ne piştiyse veriyorum valla…. e o da yiyor:))) tek yöntem tv karşısında yedirmiyorum bir de şimdiden kaşığı veriyorum eline, o da bir eli vıcık vıcık mama diğer elinde kaşık bugün annemin yüzünün hangi noktasına atış yapsam hesaplarında
Uslu durma: zamana bırakıyorum… geçiyor tüm yaramazlıklar hem ünlü düşünür Sardunya ne demiş ben çocuğun yaramazından değil şımarığından hazzetmem, uslu çocukları da pek sevmem.
Valla kısa yazayım dedim… iyi ki demişim:)))) Nimeeet, Nevalı günler veee Yasemin sobe
yahu ben de ne sallapati ne yöntemsiz anneymişim Mart 29, 2006
Burcu beni sobelemiş…işte cevaplarım
– Çocuklarınız mı adapte oldu size yoksa siz mi onlara?
Kızımda ben ona adapte oldum ilk 2 yıl çünkü ilk çocukta bir nevi panik hali yaşadım ama baktık bu böyle gitmez, yavaş yavaş yola getirdik o bize uyum sağladı (ya da biz öyle zannediyoruz çünkü hala beni parmağında oynattığını hissediyorum zaman zaman. e gerçi oynatsın tabi, o oynatmayacak da kim oynatacak:))))
Fakaaaat…
İki kere aynı hayatı yapmam diyerek ikincisini tamamen bir bukelamun ruhu taşıyacak şekilde büyütmeye çalışıyoruz zira aslında halen kızım kendini ortalara atıp bize hakim olmaya çalıştığından kaplumbağamız da mecburen ona ve bize adapte oldu… e zaten doğduktan sonra 2,3-3 ay daha anne karnındaymış gibi yaşadığından aslında bize adapte olması daha kolay oldu.
Mesela Aktris evin tek sultanı iken, uyku saati- yemek saati ve bilumum saatleri hep düzenli idi ama Kaplumbağa doğduğundan bu yana öyle bir düzeni yok, nereye atsak orda uyuyor, şimdiden gezmediği yer kalmadı, restorantta masa üstünde bile uyumuşluğu var ve de Aktrisin bebekliğinden çok daha huzurlu bir bebeklik geçirdi/geçiriyor.
Valla ikinci çocukla beraber ne yalan söyliyim biz hepimiz birbirimize adapte olduk:)))
-Uyku, yemek, uslu durma, v.b. konularda uyguladığınız yöntemler nelerdir?
Uyku:
Aktris için: “Kızım hadiii yatağa… sabah nasıl kalkacaksın… hadiiiii…. bırak kardeşini havaya atıp tutmayı… ödev mi? Eşşek sıpası bu saate kadar nerdeydi ödevler?” (Bir gecede ortalama 10-15 defa)
- Aktris bebekken uyutmak için her türlü yöntem denendi (ayakta sallama, battaniyede sallama, kucakta gezdirme) ama en son bebek arabasında ileri geri sürülerek uyutma yöntemi uygulandı aylarca, 3 aylıkken odası ayrıldı… 1 yaşından itibaren kendi kendine uyumasını öğrendi ama valla hatırlamıyorum nasıl öğrendiğini
Kaplumbağa: “Aaaaa bu yine uyumuş” “Anne gözünü seveyim sallayarak uyutma, sen gidince ben nasıl sallayacağım bunu, bırak uyusun kendi kendine”
E zaten prematürelere 24 saatin yemin ediyorum 23 saatini uyuyarak geçirdiklerinden ilk aylarda sorun olmadı… şimdi de saçını çekiştirip gözlerini ovuşturunca bir biberon mama ve hooop yatağa
Yemek: Sistemli bir geçiş yapmadık katı besinlere geçişte falan.. Aktris bebekken çok yiyip büyüdükçe medyanın pompalamasıyla mankenliğe merak sardı, hala göbeğim var diyip ortada geziyor… ve de sadece canı istediğinde düzgün yemek yiyordu son 6 aya kadar ama 6 aydır evrim geçirdi, kapıdan girerken yemeeeeek diye bağırıyor
Kaplumbağa daha yeni yemek yemeye başladı ben de ne piştiyse veriyorum valla…. e o da yiyor:))) tek yöntem tv karşısında yedirmiyorum bir de şimdiden kaşığı veriyorum eline, o da bir eli vıcık vıcık mama diğer elinde kaşık bugün annemin yüzünün hangi noktasına atış yapsam hesaplarında
Uslu durma: zamana bırakıyorum… geçiyor tüm yaramazlıklar hem ünlü düşünür Sardunya ne demiş ben çocuğun yaramazından değil şımarığından hazzetmem, uslu çocukları da pek sevmem.
Valla kısa yazayım dedim… iyi ki demişim:)))) Nimeeet, Nevalı günler veee Yasemin sobe
Mesut bünyeden sıradan notlar Mart 25, 2006
Mesut bünyeden sıradan notlar Mart 25, 2006
hatır Mart 24, 2006
Hiç karşılıklı oturup kahve içme fırsatımız olmadı… Ya da hiç birbirimizin omzunda ağlamadık. Hatta birbirimizi görmeyeli aylar oldu da nedense hep yanımda olduğunu hissettim, üzüntüsünü de taaa içimde. Yemeklerden en çok neyi sever bilmem, ya da hangi şarkı onu en çok ağlatır… yine de çok yakın dostum olarak görüyorum onu, nedeni de yok üstelik. Yazacak çok lafım var da söz verdim utandırıp, ağlatmayacağım… Ne zaman kahve lafı geçse aklıma geliyor… Kahve içmeden kırk yıl hatırı olan tek arkadaşım…
hatır Mart 24, 2006
Hiç karşılıklı oturup kahve içme fırsatımız olmadı… Ya da hiç birbirimizin omzunda ağlamadık. Hatta birbirimizi görmeyeli aylar oldu da nedense hep yanımda olduğunu hissettim, üzüntüsünü de taaa içimde. Yemeklerden en çok neyi sever bilmem, ya da hangi şarkı onu en çok ağlatır… yine de çok yakın dostum olarak görüyorum onu, nedeni de yok üstelik. Yazacak çok lafım var da söz verdim utandırıp, ağlatmayacağım… Ne zaman kahve lafı geçse aklıma geliyor… Kahve içmeden kırk yıl hatırı olan tek arkadaşım…



