SARDUNYA

BENİ BİR SARDUNYA BÜYÜTTÜ BELKİ DE

Toparlanıyorum Şubat 28, 2006

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 4:48 pm
Geçen hafta çözdüm kafa karışıklığımın sebebini… ne kadar karışık çekmece varsa benim beynim ve ruh halimde hızla aynı karmaşayı kendine huy ediniyor ve sonrakafamdan geçenleri kontrol edemiyorum, düzenleyemiyorum, günlük yapacağım işleri bile hizaya sokamıyorum. Bu anlatılması zor bir ruh hali ve sanırım sadece yaşayanlar bilebiliyor bunu… yani bir çekmece mi karmaşık… anında kalkıp düzeltmem, düzeltemem … üstelik hayıflanır dururum çekmecenin haline… bir süre sonra ki bu süre uzun sürmez günlük planım ki alakasız işlerden oluşur o çekmecenin karmaşasına bürünür… bilemem önce kitap mı okumalı, yemek mi yemeli vs vs vs. o yüzden önce bir güzel oturdum, aradım, taradım… şu enfes siteyi buldum. sonra okudukça gaza geldim, tüm evi bahçeye yığıp ayıklayarak geri yerleştirmek istedim ama o takati de bulamayınca dedim ki… her gün bir minik iş, bir yeri düzenle… bununla paralel bir şekilde ve de çoğu insana tuhaf gelecek bir şekilde beynini düzenle… gerçekten işe yarıyor… mesela bir çekmeceyi düzeltiyorum… ordan kullanılmayan ucu kırık kalemleri, Aktrisin simsiyah silgilerini, nereye ait olduğu belli olmayan anahtarları falan attıkça hooop hafifliyorum, işim bitince de dinlenirken bir sonraki adımda ne yapacağımı çok iyi biliyorum… her gün bir yeri elden geçirme kararı aldım… küçük adımlarla…

önce telefon sehpası ve tahtı diyelim:)))

sonra genel olarak salondaki mini kitap köşesi

sıradaki ise en zoru: Aktris’in dolabı!!!!

 

Toparlanıyorum Şubat 28, 2006

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 1:48 pm
Geçen hafta çözdüm kafa karışıklığımın sebebini… ne kadar karışık çekmece varsa benim beynim ve ruh halimde hızla aynı karmaşayı kendine huy ediniyor ve sonrakafamdan geçenleri kontrol edemiyorum, düzenleyemiyorum, günlük yapacağım işleri bile hizaya sokamıyorum. Bu anlatılması zor bir ruh hali ve sanırım sadece yaşayanlar bilebiliyor bunu… yani bir çekmece mi karmaşık… anında kalkıp düzeltmem, düzeltemem … üstelik hayıflanır dururum çekmecenin haline… bir süre sonra ki bu süre uzun sürmez günlük planım ki alakasız işlerden oluşur o çekmecenin karmaşasına bürünür… bilemem önce kitap mı okumalı, yemek mi yemeli vs vs vs. o yüzden önce bir güzel oturdum, aradım, taradım… şu enfes siteyi buldum. sonra okudukça gaza geldim, tüm evi bahçeye yığıp ayıklayarak geri yerleştirmek istedim ama o takati de bulamayınca dedim ki… her gün bir minik iş, bir yeri düzenle… bununla paralel bir şekilde ve de çoğu insana tuhaf gelecek bir şekilde beynini düzenle… gerçekten işe yarıyor… mesela bir çekmeceyi düzeltiyorum… ordan kullanılmayan ucu kırık kalemleri, Aktrisin simsiyah silgilerini, nereye ait olduğu belli olmayan anahtarları falan attıkça hooop hafifliyorum, işim bitince de dinlenirken bir sonraki adımda ne yapacağımı çok iyi biliyorum… her gün bir yeri elden geçirme kararı aldım… küçük adımlarla…

önce telefon sehpası ve tahtı diyelim:)))

sonra genel olarak salondaki mini kitap köşesi

sıradaki ise en zoru: Aktris’in dolabı!!!!

 

Gaza gelelim diye Şubat 27, 2006

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 2:14 pm

işte sağlığımıza kavuşalım diye Kocaman Kocayla attığımız ilk adım…

 

neler yaptım neler… Şubat 27, 2006

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 1:48 pm
Yazmadığım günlerde neler yaptım neler:
1- Aktris hızla iyileşti ve cuma günü okula döndü… bugün de sirke gittiler sınıfça ama akşama ne halde eve gelecek çok erak ediyorum zira kendisi cuma günü elinde bir poşetle geldi, içinde 2 defter. “kızım çantan nerde?” “okulda” “neden?” “ağırlık yapsın istemedim” “pzt o çanta gelmezse sene sonuna kadar poşet taşıyacaksın” “peki”. Birazdan aktrisin odasını yeniden yapılandırma projesini başlatacağım elimde jumbo boy bir çöp poşeti ile. kendisiyle anlaştık. ben istediğimi atmakta özgürüm artık odasından çünkü 3-4 aydır adam gibi toplamadı odasını. ve de bu benim son toplayışım olacak. eğer toplu düzeni koruyamazsa haziran ayındaki diğer odaya taşınma projesi rafa kaldırılacak ve kaplumbağa ile aynı odayı paylaşacak (tabi ki blöftü ama yuttu valla:))
2- Kaplumbağa bugün yine yeni yeniden hastaneye götürüldü, RSV aşısıydı, muayenesiydi derken… yine kabus çift ordaydı, aynı bekleme salonunda ve de ilk yorumları “aaa bu hiç büyümemiş” hatta anne kabus ileri gidip “bu ben görmeyeli zayıflamış. hmmm. ne kadar oldu… bir ay değil mi?” ilerleyen dakikalarda ise Kaplumbağa’nın kimse sallamadan, pış pışlamadan, anne – babaya eziyet edilmeden uyuduğunu öğrenince bir süre sessiz kaldı kabus çift. işte o an böyle bumerang tarzı nazar boncukları tasarlayıp kafamdan fırlattım suratlarına… neyse…
3- Kocaman Koca ve Ben dün gece sağlıklı beslenme kararı alarak ilk adım olarak akşam yemeğinde kendimize salatalar yapıp yedik. ve de artık düzenli olarak sabah kahvaltısı yapacağız. hazır ben şu ilaçlara başlamışken, bir de dedim bu yeme-içme tarzımıza el atayım… bakayım kaç gün sürecek. 3? 5? bakcez artık.
4- dün tamamen vakit öldürerek bay ve bayan smith’i seyrettik ve tamamen israf (hem para hem zaman) olduğuna karar verdik… kocaman kocanın alternatif film sonu senaryosuna göre çift kendilerine öldü süsü vererek tekneyle açılırlar:)))
5- Pazar günü havaların delirdiğine bir kez daha karar verdim. Öğlen günlük güneşlik bahar havasında aktris ile bahçede ip atladık, top oynadık. Akşam üstü yağan melakolik havada mutfak penceresine oturup kahve içtim. Akşam yemeği için hazırlık yaparken de pencereden baktığımda kar yağıyordu yemin ederim. Pesss diyorum başka da yorum yapmıyorum.
6- Cumartesi günü bir arkadaş toplantısına gittim. pek eğlendim aslında bir o kadar da dinlendim. Aktris’in de keyif aldığını görünce ve de Kaplumbağa’nın olabildiğince “serin” takılıp üstelik çay saatinde mışıl mışıl uyumasıyla daha da mutlu oldum… Blog komşum Nimet ile Ankan‘dan Gonca ve Gökçen ve melekleri ile gayet keyifli ve de lezzetli bir öğleden sonra geçirdim.
7- Hapımı 1 buçuka çıkardım.. sanki biraz uykum düzene girdi gibi. en azından sabah kalktığımda gece beni çuvala koyup sopalarla dövmüşler gibi kalmıyorum. dur bakalım 2,5 olunca neler olacak:)))
 

Gaza gelelim diye Şubat 27, 2006

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 11:14 am

işte sağlığımıza kavuşalım diye Kocaman Kocayla attığımız ilk adım…

 

neler yaptım neler… Şubat 27, 2006

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 10:48 am
Yazmadığım günlerde neler yaptım neler:
1- Aktris hızla iyileşti ve cuma günü okula döndü… bugün de sirke gittiler sınıfça ama akşama ne halde eve gelecek çok erak ediyorum zira kendisi cuma günü elinde bir poşetle geldi, içinde 2 defter. “kızım çantan nerde?” “okulda” “neden?” “ağırlık yapsın istemedim” “pzt o çanta gelmezse sene sonuna kadar poşet taşıyacaksın” “peki”. Birazdan aktrisin odasını yeniden yapılandırma projesini başlatacağım elimde jumbo boy bir çöp poşeti ile. kendisiyle anlaştık. ben istediğimi atmakta özgürüm artık odasından çünkü 3-4 aydır adam gibi toplamadı odasını. ve de bu benim son toplayışım olacak. eğer toplu düzeni koruyamazsa haziran ayındaki diğer odaya taşınma projesi rafa kaldırılacak ve kaplumbağa ile aynı odayı paylaşacak (tabi ki blöftü ama yuttu valla:))
2- Kaplumbağa bugün yine yeni yeniden hastaneye götürüldü, RSV aşısıydı, muayenesiydi derken… yine kabus çift ordaydı, aynı bekleme salonunda ve de ilk yorumları “aaa bu hiç büyümemiş” hatta anne kabus ileri gidip “bu ben görmeyeli zayıflamış. hmmm. ne kadar oldu… bir ay değil mi?” ilerleyen dakikalarda ise Kaplumbağa’nın kimse sallamadan, pış pışlamadan, anne – babaya eziyet edilmeden uyuduğunu öğrenince bir süre sessiz kaldı kabus çift. işte o an böyle bumerang tarzı nazar boncukları tasarlayıp kafamdan fırlattım suratlarına… neyse…
3- Kocaman Koca ve Ben dün gece sağlıklı beslenme kararı alarak ilk adım olarak akşam yemeğinde kendimize salatalar yapıp yedik. ve de artık düzenli olarak sabah kahvaltısı yapacağız. hazır ben şu ilaçlara başlamışken, bir de dedim bu yeme-içme tarzımıza el atayım… bakayım kaç gün sürecek. 3? 5? bakcez artık.
4- dün tamamen vakit öldürerek bay ve bayan smith’i seyrettik ve tamamen israf (hem para hem zaman) olduğuna karar verdik… kocaman kocanın alternatif film sonu senaryosuna göre çift kendilerine öldü süsü vererek tekneyle açılırlar:)))
5- Pazar günü havaların delirdiğine bir kez daha karar verdim. Öğlen günlük güneşlik bahar havasında aktris ile bahçede ip atladık, top oynadık. Akşam üstü yağan melakolik havada mutfak penceresine oturup kahve içtim. Akşam yemeği için hazırlık yaparken de pencereden baktığımda kar yağıyordu yemin ederim. Pesss diyorum başka da yorum yapmıyorum.
6- Cumartesi günü bir arkadaş toplantısına gittim. pek eğlendim aslında bir o kadar da dinlendim. Aktris’in de keyif aldığını görünce ve de Kaplumbağa’nın olabildiğince “serin” takılıp üstelik çay saatinde mışıl mışıl uyumasıyla daha da mutlu oldum… Blog komşum Nimet ile Ankan‘dan Gonca ve Gökçen ve melekleri ile gayet keyifli ve de lezzetli bir öğleden sonra geçirdim.
7- Hapımı 1 buçuka çıkardım.. sanki biraz uykum düzene girdi gibi. en azından sabah kalktığımda gece beni çuvala koyup sopalarla dövmüşler gibi kalmıyorum. dur bakalım 2,5 olunca neler olacak:)))
 

Gün ortasından Şubat 23, 2006

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 1:16 pm

Günün ortasında… hayli vakitsizce yazıyorum bugün… hapıma başlayalı 6 gün oldu ama sanki uykularım yavaş yavaş düzene giriyor gibi… muhtemelen fiziksel etkilerden önce psikolojik etkileriyle canlanacağım ki bu da pek işime geliyor… gelelim gün ortasından alakasız hayat başlıkları:

- Steve Martin’den artık daha az nefret ediyoruz. Evet, tam bir Peter Sellers taklidi olmuş son Pembe Panter’de ama olsun, gülümsetti bizi hatta hamburgerli diyalogda epey güldük:))) damnburger!!!

- Aktris hasta ama geceleri daha hasta… gündüzleri biraz keyif yapıyor gibi… yarın tıpış tıpış okula…

- Kaplumbağa evrim geçirip bir yunusa dönüşecek yakında zira sırt üstü geri geri gitmeyi öğrenmiş… sırt üstü giden ilk kaplumbağa bizim evde…

- Güneş tutulmasını sabırsızlıkla bekliyorum…

- Yeniden nefes almaya başladığımı hissediyorum… ah bu sentetik hormonlar nelere kadirsiniz…

- Dahiliyeden daha önemli bir alan artık benim içni endokrinoloji… yaşasın hormonların beden üzerindeki mutlak egemenliği…

- Bağışıklık sistemim bu haftanın “en takdir edilesi sistem” ödülünü aldı… hangi sistem kendi bezini, organını yabancı sanıp da üzerine antikor salar ki… tabi ki sırt üstü giden ilk kaplumbağanın annesinin sistemi:))

- Kamikaze Güversinden ses soluk yok… belki burdan okur da ses çıkartır… nerelerdesin sen? özledik amaaa..

- Bir de Emel’imle Ebru’m vardı… Çok özledim ben onları … gelseler de görsem…

- Kocaman Koca’nın yeni hırkasına bayıldım.. kişisel tarihime bu gerçeğin geçmesinden yanayım o yüzden yazdım:))

Gün ortası yayınımıza takdire şayan, ailecek sevdiğimiz bir değerli büyüğümüzün fotoğrafı ile son veriyoruz…

 

Gün ortasından Şubat 23, 2006

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 10:16 am

Günün ortasında… hayli vakitsizce yazıyorum bugün… hapıma başlayalı 6 gün oldu ama sanki uykularım yavaş yavaş düzene giriyor gibi… muhtemelen fiziksel etkilerden önce psikolojik etkileriyle canlanacağım ki bu da pek işime geliyor… gelelim gün ortasından alakasız hayat başlıkları:

- Steve Martin’den artık daha az nefret ediyoruz. Evet, tam bir Peter Sellers taklidi olmuş son Pembe Panter’de ama olsun, gülümsetti bizi hatta hamburgerli diyalogda epey güldük:))) damnburger!!!

- Aktris hasta ama geceleri daha hasta… gündüzleri biraz keyif yapıyor gibi… yarın tıpış tıpış okula…

- Kaplumbağa evrim geçirip bir yunusa dönüşecek yakında zira sırt üstü geri geri gitmeyi öğrenmiş… sırt üstü giden ilk kaplumbağa bizim evde…

- Güneş tutulmasını sabırsızlıkla bekliyorum…

- Yeniden nefes almaya başladığımı hissediyorum… ah bu sentetik hormonlar nelere kadirsiniz…

- Dahiliyeden daha önemli bir alan artık benim içni endokrinoloji… yaşasın hormonların beden üzerindeki mutlak egemenliği…

- Bağışıklık sistemim bu haftanın “en takdir edilesi sistem” ödülünü aldı… hangi sistem kendi bezini, organını yabancı sanıp da üzerine antikor salar ki… tabi ki sırt üstü giden ilk kaplumbağanın annesinin sistemi:))

- Kamikaze Güversinden ses soluk yok… belki burdan okur da ses çıkartır… nerelerdesin sen? özledik amaaa..

- Bir de Emel’imle Ebru’m vardı… Çok özledim ben onları … gelseler de görsem…

- Kocaman Koca’nın yeni hırkasına bayıldım.. kişisel tarihime bu gerçeğin geçmesinden yanayım o yüzden yazdım:))

Gün ortası yayınımıza takdire şayan, ailecek sevdiğimiz bir değerli büyüğümüzün fotoğrafı ile son veriyoruz…

 

Çekilin… Cemreler geliyor Şubat 20, 2006

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 4:25 pm

o kadar güzel yazmış ki

” İlk cemre düştü havaya. Buluta bak, buluta! Bugün, hava kararmadan kendine açık havada bir çay ısmarla. Amman! Dikkat et, eğ başını! Cemre takılacak saçına!”

İşte burda tamamı meraklısına…

Bu da bizim bahçeden… eski senelerden… muhtemelen iki cemre arası…

 

Çekilin… Cemreler geliyor Şubat 20, 2006

Kategori: Uncategorized — sardunya @ 1:25 pm

o kadar güzel yazmış ki

” İlk cemre düştü havaya. Buluta bak, buluta! Bugün, hava kararmadan kendine açık havada bir çay ısmarla. Amman! Dikkat et, eğ başını! Cemre takılacak saçına!”

İşte burda tamamı meraklısına…

Bu da bizim bahçeden… eski senelerden… muhtemelen iki cemre arası…